Dokunma' yüzeylerin farkındalığı ile sınırlı bir duyu değildir. Evrenin sonsuzluğundaki duruş, 'dokunma' duyusu tarafından algılanır. 'Dokunma' nın duygusal boyutu ise, çevrenin algılanmasında oynadığı bu olağanüstü rolün de ötesine geçer.
gelişmeye başlayıp, doğumdan sonra da gelişmesini sürdüren devasa sistemlerle sağlanır. Kısacası dokunma, dinamik bir sistemdir. Rahmin koruyucu ortamındaki dokunuşlar dahi, bu muhteşem duyunun gelişmesinde rol oynar. Bebeğin anne karnındaki hareketleri, bu ilk dokunuşlarla ortaya çıkar.
Sıcak, sevecen dokunuşlar beyin gelişimini olumlu etkiler…
Bebeğe sevgiyle dokunmak, güvenli bir ilişkinin temelini oluşturur. Koruyucu, sıcak ve sevecen dokunuşlar, bebek beynine güvenli bir çevrede ve huzur içinde olduğu sinyallerini iletir Güven; bebeğin araştırma keyfi ile çevreye yönelmesini sağlayarak zihin ve lisanını geliştirir .
Bebeğe sevgiyle dokunmak, güvenli bir ilişkinin temelini oluşturur. Koruyucu, sıcak ve sevecen dokunuşlar, bebek beynine güvenli bir çevrede ve huzur içinde olduğu sinyallerini iletir Güven; bebeğin araştırma keyfi ile çevreye yönelmesini sağlayarak zihin ve lisanını geliştirir .
Dokunmak ; yeri gelir göz olur dünyaya açılır...
Dokunma duyusu sadece deri ile sınırlı değildir.Kasların ve eklemlerin
çinde tüm vücuda dağılır. Biz farkında olmasak da; o, taşıdığı kesintisiz sinyallerle her an beynin çevrenin farkında olmasını sağlar. Diğer duyuların kaybı söz konusu olduğunda da onların yerini alır. Gözleri görmeyen bireyin dokunarak görmesi gibi…Anne – baba olmak sıcak ve yumuşak bir dokunuşla başlar...
Anne ve babanın bebeğe ilk dokunuşları ile ortaya çıkan moleküller aracılığıyla akan duygulanım, o andan itibaren anne-baba davranışlarının da mimarıdır.
Babanın saran kollarındaki koruyucu dokunuş, yeri gelir bebeğe anneyi aratmaz…
Bebeğine ilk dokunuşları ile babanın beynine taşınan duygu yüklü sinyaller, onun daha önce hiç tanımadığı babalık davranışlarına yönelmesine neden olur.
Bu davranışlar, zor şartlarda babanın anne rolünü üstlenebilmesine olanak yaratır.
Bebeğin anne–babaya 'minik' dokunuşları, onun psiko-sosyal gelişmesinin ilk adımlarıdır.
Bebeğin minicik elleri ile anne ve babanın yaklaşımına karşılık veriyor olması onu duygusal ve sosyal olarak güçlendirir. Bunlar ilk iletişim çabalarıdır. Böylece diğerlerinin farkındalığı kazanılır. Diğerlerinin farkındalığı, diğerlerini ve dolayısı ile çevreyi yönetebilme yeteneğini kazandırır.
Bebeğin minicik elleri ile anne ve babanın yaklaşımına karşılık veriyor olması onu duygusal ve sosyal olarak güçlendirir. Bunlar ilk iletişim çabalarıdır. Böylece diğerlerinin farkındalığı kazanılır. Diğerlerinin farkındalığı, diğerlerini ve dolayısı ile çevreyi yönetebilme yeteneğini kazandırır.
Zihin yeteneğinin en üst seviyede gerçekleşmesi için şart olan 'anne –çocuk bağı' dokunmakla başlar…
Anne - çocuk arasındaki kimseninkine benzemeyen 'bağlanma', 'diğerlerine ve kendine güvenebilmek' gibi en zor kazanılan duyguların temelini oluşturur.
Anne - çocuk arasındaki kimseninkine benzemeyen 'bağlanma', 'diğerlerine ve kendine güvenebilmek' gibi en zor kazanılan duyguların temelini oluşturur.
Bu bağlanmadaki güven duygusu, çocuğun korkusuzca çevreyi araştırmasına olanak yaratır. Geleceğin kendine ve diğerlerine güvenen mutlu bireyinin temelleri bu şekilde atılır.
Sonuç olarak; güven duygusunun kazanılmasında, özellikle ilk üç yaşta anne-çocuk arasındaki devamlı ve sımsıcacık 'dokunsal' iletişimin rolü tartışılamaz .
Anne, yokluğunda bile bebeğine dokunabilmenin yollarını bulmalıdır…
Çocuğun sağlıklı gelişiminin örselenmemesi için, anne yanında yokken bile, bebeğine olan dokunuşlarını sürdürebiliyor olmalıdır. Bu da ancak, annenin dokunuşlarına benzer sıcak koruyucu kollayıcı dokunuşlarla sağlanabilir.
Annenin "yorganı her iki yandan sıkıştıran eli" güven verir…Hepimiz yorganımızı sağımızdan solumuzdan sıkıştıran annemizin sevgi dolu dokunuşlarını yaşam boyu belleğimizde taşırız. Anne olduğumuzda da içimizde kurulu bir saat varmışçasına soğuk kış geceleri tatlı uykumuzu bölerek, yorganını kontrol eder iki yandan sıkı sıkı kapatırız. Karşılıklı sevgi alış-verişi bebeğe huzurlu bir uyku sağlar ve kendini güvende hissettirir. (Prof.Dr. Sabiha Paktuna Keskin)
(Erişim tarihi;15.01.2011)
Bu konu hakkıda yazıları olan bazı siteler önerebilirim;
http://www.bebek.com/sosyal_ve_duygusal_gelisimi/cocugunuza_sevgiyi_nasil_ogretebilirsiniz
http://visalyolcusuyuz.biz/index.php?option=com_content&view=article&id=1258:cocuuna-sevgini-goester-&catid=44:karaktergelisimi&Itemid=17
(erişim tarihi; 15.01.2011)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder